*
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;”
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.”
Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,”
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.”
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz…”
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.”
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;”
Ne kadar gözdesi mevcûd ise, hakkıyle sefîl,”
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asîl,”
Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!”
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…”
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.”
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;”
Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada!”