l had a horribly busy day converting oxygen into carbon dioxide. (Bugün oksijeni karbondioksite çevirmek için aşırı derecede meşgulüm.)”
All my life l thought air was free, until l bought a bag of chips. (Hayatta hep havanın beleş olduğunu düşünürdüm, ta ki bir tane cips alana kadar.)”
Having one child makes you a parent, having two makes you a referee. (Bir çocuğa sahip olmak seni aile yapar, iki çocuk ise hakem.)”
You can do anything, but not everything. (Herhangi bir şeyi yapabilirsin, fakat herşeyi yapamazsın.)”
lf opportunity doesn’t knock, build a door. (İmkanlar kapıyı çalmana olanak tanımıyorsa, kapı inşa et.)”
Before you judge me, Make sure that you’re perfect. (Beni yargılamadan önce mükemmel olduğundan emin ol.)”
l’m not arguing, l’m simply explaining why l’m right. (Tartışmıyorum, basitçe haklılığımın nedenini açıklıyorum.)”
l am only responsible for what l say, not for what you understand. (Sadece sana söylediklerimle sorumluyum, senin anladıklarınla değil.)”
lf “Plan A” didn’t work. Don’t worry; the alphabet has 28 more letters. (Eğer A planı işlemediyse endişelenme, daha 28 harf var. )”