Alelade bir kız çocuğu! Melek yüzlü(!) şeytan… Aslında tipik bir ‘Oğlak’ kızı. Ha! Bir’ de ÖSYM’den nefret ediyor…”
Ben dindar bir çocuktum su tabancamın içine hep zemzem koyardım. Şimdiler de ise İstanbul Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı öğrencisiyim tabancamda da sözcükler var.”
Annesinin Alime hanımı, babasının kızı, kardeşlerinin hangi filmi izleyelim? Sorusunun tek muhatabı, Yaratıcısına şükrünü eda etmeye çalışan aciz bir kul…”
Aslında çizen bayan, çoğu zaman gülen bayan, sıklıkla ağlayan bayan, yer yer sıkılan bayan, ara sıra depresif bayan, İstanbul’a aşık bayan, nutellaya ölen bayan, hepinzi seven bayan ????”
Tatilini; odasını boyayarak, markete giderek, kola şişesine su doldurup buzluğa atarak ve ara sıra evinin penceresinden güneşlenerek geçiren adam.”
Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız…”
Altmış ikiden tavşan yapmayı, matematik problemi zanneden bir çocuğun çaresizliğine benziyor yaşadıklarım.”
Bazen yoğurdu siz yaparsınız, kaymağını başkası yer… Kaymağımıza göz koyanlara lanet okuyan kız çocuğu…”
Bulutlar diyorum. Onlar varken, insanın en üstün olduğunu iddia etmesi saçma. Büyüyünce bulut olmak istiyorum. Odamın penceresi küçük prensin yıldızına bakıyor.”
Otuz sene saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzümden habersiz uçurtma uçurmuşum… Bu beni özetlemeye yetiyor. Başka bir şey söylemeye gerek yok…”
Söyle nasıl yaşayayım ben seni. Ya anlat bana kendini, ya her defasında takma bana çelmeni! Hadi uzat bana ellerini…”
Sabah ne giyeceğini kara kara düşünüp cinnet geçirirken, önündeki 15 senenin planını kafasında hazır tutan kişiye ‘kadın’ denir.”
Ah benim sevdasında bencil ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzel darmaduman ediyorsun beni.”
Aradığı zaman uyuyormuş gibi rol yaptıklarımız var. Bir de uyurken aradığında ‘uyumuyordum konuşabiliriz’ dediklerimiz.”