Sizin hiç annenizi özleyip de içinizde isyanların çıktığı, fırtınaların koptuğu ama sözlerinizin boğazınıza düğümlendiği oldu mu hiç?”
Güneşin her doğuşunda, ben biraz daha batıyorum. Bu hayatı anlamsız, sensiz yaşıyorum, sensizliğe alışamadan, anlamsızca yaşıyorum.”
Kim derdi ki bir gün bizi bırakıp gideceksin, ardından böyle çaresiz, böyle yalnız kalacağız. Seni çok özledim güzel annem.”
Belki zamanla geçer dedim annem, sensizliğe zamanla alışırım dedim ama olmadı anne yapamadım. Ben sensizliğe hiç alışamadım.”
Bir aileyi birbirine bağlayan annem senmişsin. Sen gittikten sonra ailemiz dağıldı. Kimse kimseyi görmez, aramaz oldu.”
Hala sözlerin kulaklarımda çınlıyor, yavrum deyip boynuma sarılışın, beni görünce o güzel gülüşün hiç gitmiyor gözlerimin önünden.”
Evet, şimdi daha iyi anlıyorum. Senin gidişin bana; acıdan, hasretten, gözyaşından başka hiç bir şey vermemiş…”
Ben dünyada cehennemi yaşadım annem sen gittikten sonra. Sensiz yaşamak çok ağır geldi bana be güzel annem.”
Anneciğim tatlı dillerini altın gibi kalbini çok özledim. Sen çok özeldin annem. Senin gülüşünü özledim.”
İnsan karısının matemini üç hafta, kız kardeşinin üç yıl tutar, Fakat anne acısını ölünceye kadar tutar. ”