Ahvâl-i cihanı her zaman söyleşelim. Amma gâm-ı aşkımız nihan söyleşelim. Ey vâkıf-ı râz-ı aşk olan ârif-i can. Ney gibi seninle bî-zebân söyleşelim.”
Aşk neye benzer? dedi. Aşk bir neyzene benzer dedim. Aşk bir neyzense biz neyiz? Evet dedim çok doğru söyledin, Aşk bir neyzense biz Ney’iz. Mevlana”
Aşk büyüdükçe yandık, tıpkı alevleri büyüdükçe eriyen mum gibi. Aşk sırrına kandık, Hu çekip andık, sırrı ilahiyle inleyen ney gibi.”
Güz bir ney’dir, bir gül üfler. İşler kalbine, dinle! Hangi hüzünler evidir ve hangi sazlıkta gurbet gösterir bir kuş şimdi. Hilmi Yavuz”
Üfle ey Ney! Hicranımı, sırrımı duysun cihan-ı alem, hasreti yazmaktan yırtıldı kağıt, çatladı kalem. Mevlana”
Üfle neyzen ben döneyim Yar aşkıyla divaneyim. Yar Muhammed Mustafa(s.a.v)dır, aşkından ben viraneyim. Mustafa Topal”
Gel Şems, ayakların kudüm olsun, kolların rebap, soluğun ney olup vuslat müjdesini üfleyerek gel. Mevlana”
Ney gibi her dem ki, geçmiş ömrümü yâd eylerim. Tâ nefes var ise kuru cismimde feryad eylerim. Niyâzî-i Mısrî”
Ne zamanki can üfledim, sesinle gönülleri ağlattın. Nefesim oldun, sesim oldun. Gönüllere candır ney.”
İnsan ve melek yakının yakını iki dakika gibi birbirini kovalıyorlar ney ve sema gibi. Sezai Karakoç”
Bizi kaldıran perdeyi açar. Bizi anlamayana biz sadece gürültüyüz. Tıpkı ney sesi gibiyiz anlayanlara.”