Kardeşlik öyle bir denizdir ki dibi bulunmaz, öyle bir sırdır ki, her gönül kaldırmaz, öyle özeldir ki vicdanı olmayan anlamaz!”
Öyle bir zamandayız ki; hızlıca arkadaş, çabucak dost, hemen sevgili, bir kelimeyle düşman olunuyor, ama kardeş olunmuyor.”
Kimi kardeşin olarak görüyorsan ya ona benze ya da kardeşin gibi gördüğün insanı kendine benzet ki, görenler sizden örnek alsın.”
Hani böyle en yakın arkadaşınızla mimiklerinizle konuşursunuz. Sizden başka kimse bir şey anlamaz ya? Çok seviyorum o durumu.”
Mesela ben espri yaptıysam kankam gülmek zorunda. Şakam kötü olsa bile gülmeli. Sonuçta kankam. Ne dersem gülmeli. ”
Dağıldıktan sonra bile aynı yöne gittiğindir dostun. Kardeşler zorunlu arkadaştır, arkadaşlar ise seçilmiş kardeşlerdir.”
En koyu mavilikleri avucuna, en içten mutlulukları gözlerine, en derin sevgileri kalbine bırakıyordu. Hep mutlu ol.”
İnsanın içini dökmeden edemediği dakikalar olur. Bir dost, bu dakikalarda erişilmez bir değer kazanır.”
Üç şey kardeşlik sevgisini safîleştirir: Selam vermek, mecliste yer vermek, sevdiği isimle onu çağırmak Hz. Ömer”
Hani yalan söylemeye başlarsınız ve en iyi arkadaşınız durumu fark edip size katılır ya, paha biçilemez.”
Hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini (mü’min) kardeşi için de istemedikçe tam mümin olamaz. Buharî, Müslim”
Dost için sırtımı köprü yapmaya hazırım ben; yeter ki temiz kalpleri taşıyan ayaklar geçsin üstümden.”
Dost dediğin kardeşim dediğin iki yerde belli olur. Düğünde halaya, cenazede tabuta omuz verdiğinde…”