*
Sonra bu roman kaldığı yerden devam etti; giden dönmedi, kalan unutmadı. ”
Aşk deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden gelip nereye gittiğini kestiremeyiz.”
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide; şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.”
Yüreğin dişisi erkeği olmaz; bir ‘mert’ olanı vardır bir de ‘namert’”
Çok talibim var diyenler; sevinmeyin. Ucuz malın alıcısı çoktur.”
İplerdeki düğümler bir şekilde çözülür, asıl mesele boğazdakiler.”
Daha dün, bütün ihtişamı ile orada iken, bugün ararız, yerinde yeller eser.”
Ey aşk! Bütün öteki zevkler, senin acıların kadar değerli değil.”
Yaşayış, gelenek, düşünce her şey değişiyor. Bir tek şey değişmiyor: aşk!”
Tabiat aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegâne aşktır.”
Eski aşklar yanmış, sönmüş kömür gibi gayet kolay alev alır.”
Masada bırakılmış çay gibiyim, gittikçe soğuyorum hayattan.”
Aşk yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir.”
Anlaşılan üretiminde bir hata oldu? Beyin koymayı unutmuşlar.”